29 Aralık 2011 Perşembe

ŞIRNAK İLİ ULUDERE İLÇESİ GÜLYAZI (BUJEH) VE ORTASU (ROBOSKİ) KÖYLERİNDEN 38 İNSANIN ÖLDÜRÜLMESİNE İLİŞKİN İHD VE MAZLUMDER ÖNİZLENİM RAPORU  


ŞIRNAK İLİ ULUDERE İLÇESİ GÜLYAZI (BUJEH) VE ORTASU (ROBOSKİ) KÖYLERİNDEN 38 İNSANIN ÖLDÜRÜLMESİNE İLİŞKİN İHD VE MAZLUMDER ÖNİZLENİM RAPORU

Olayın kamuoyunda duyulması üzerine İHD ve MAZLUMDER olarak Uludere ilçesine hareketle saat 17.00 sularında Uludere’ye varıldığında cenazelerin bir kısmının bulunduğu Uludere Devlet Hastanesine gidilmiştir.

Hastanenin kalabalık, cenazelerin gruplar halinde gelişigüzel odalarda battaniyelere sarılı halde bekletildikleri, ailelerin de cenazelerin başında beklemekte oldukları görülmüştür.

Otopsinin yapılmakta olduğu yerin hastanenin kalorifer kazanı odasının bitişiğinde bodrum katta, salonun bir kısmının çarşaflarla kapatılarak ikiye ayrıldığı ve otopsinin perde arkasında yapılmakta olduğu, otopsi işlemlerine aileleri temsilen Şırnak Barosundan tek bir avukatın bulunmasına izin verildiği, iki savcının işlemleri yürüttüğü, saat 18.30 itibariyle sadece 6 cenazenin otopsi işleminin tamamlandığı tespit edilmiştir.
Otopsi esnasında bekleyen ailelerden konu hakkında bilgi edinilmeye çalışılmıştır.

1.Hastanede 38 cenazenin bulunduğu, olayın 28.12.2011 günü saat 21.30 sularında meydana geldiği,

2.Olayda hayatını kaybedenlerin yaş aralığının 12-28 yaş aralığı olduğu, maktüllerin ağırlıkla 12-18 yaş aralığında oldukları,

3.Olayın meydana geldiği yerin Gülyazı-Ortasu köylerine olan uzaklığının 1-1.5 saat olduğu, olayın meydana geldiği yerin Türkiye-Irak sınırının sıfır noktasında meydana geldiği,

4.Olayda hayatını kaybedenlerin sınır ticareti (mazot ve gıda maddeleri) ile uğraştıkları, bunun uzun yıllardan beridir karakolun bilgisi dahilinde yapıldığı, özellikle son bir ayda karakol tarafından kolaylık ve müsamaha tanındığı,

5.Ortasu köyünde Jandarma Karakollunun bulunduğu, Jandarma Karakolunun 10 gün önce boşaltıldığı ve Gülyazı Alayına taşındığı,

6.Olayda sağ kurtulan ve hastanede görüştüğümüz Haci Encü (19 yaşında) özetle şu beyanlarda bulunmuştur:
“28.12.2011 günü Saat 16.00’da 40-50 kişilik bir grupla birlikte mazot ve gıda maddesi getirmek üzere yine bu sayıda katırla beraber sınırın Irak tarafına geçtik. Karakola özellikle bir bilgilendirme yapmadık ancak gidip geldiğimizi zaten biliyorlardı. Amacımız şeker ve mazot getirmekti. Hatta giderken İnsansız Hava Aracının sesini dahi duyduk ancak sürekli gidip geldiğimiz için yolumuza devam ettik. Akşam 19.00’da katırları yükleyerek yola çıktık. Saat 21.00 gibi sınıra yaklaştık. Bizim köyün yaylasına vardık, yayla tam sınırdadır. Orada önce aydınlatma fişeği ve akabinde de top-obüs atışı yapıldı. Biz yükümüzü sınırın diğer tarafında bıraktık. Hemen ardından uçaklar geldi ve bombardıman başladı, biz iki gruptuk, öndeki grup ile arkadaki grup arasında 300-400 metre mesafe vardı, ilk top atışından hemen sonra uçak geldi, askerler bizim yaylayı tuttukları için, bu tarafa geçebileceğimiz başka yol yoktu, bu nedenle gruplar sıkışarak bir araya gelmek zorunda kaldı, sonunda iki büyük grup olduk, ilk uçak bombardımanında sınırın sıfır noktasında bulunan yaklaşık 20 kişilik grup imha oldu, hemen geriye kaçmaya başladık, kayalıklar arasında kalanların üzerine bomba yağmaya başladı, benim de içinde bulunduğum grup 6 kişiydi, bu gruptan 3 kişi kurtulduk, üzerimizde günlük sivil elbiselerimiz vardı, hiç kimsede silah yoktu, olay 1 saat falan sürdü, bir iki kişi 3 katırla beraber küçük bir deredeki suya girdik, bir saat bekledikten sonra bir kayalığın altına sığındık, arkadaşlarımızdan haber alamadık, saat 23.00-23.30 gibi gelen ışıklardan ve seslerden köylülerin geldiğini anladık, köylüler feryat etmeye başlayınca askerler tuttukları yerlerden çekilerek yaylayı da boşalttılar, çok uzun zamandır bu işi yapıyoruz, iki kişi evliydi, diğerleri lise ve ilköğrenim öğrencisiydi, henüz hiç kimse beni ifade vermem için çağırmadı, olaydan sonra hiç asker görmedim, kurtulan diğer 2 kişi ise Davut Encü (22 yaşında) ve Servet Encü (Şırnak Devlet Hastanesinde yaralı)'dür.

TESPİTLERİMİZ:

1.Olayda tamamı sivil olan insanların öldürüldüğü ve yaralandığı,

2.Olay esnasında gruba DUR ihtarı yapılmadığı ve uyarılmadıkları, hiçbir surette güvenlik güçlerine ateş açılmadığı, askerlerin de bireysel olarak ateş etmedikleri, olayda uçakların bombardıman yaptıkları ve ölümlerin bu nedenle olduğu,

3.Sivillerin olay yerinde bulunan güvenlik güçlerince tanınan ve bilinen insanlar oldukları, güvenlik güçlerinin sınır ticareti nedeniyle yapılan bu gidiş ve gelişlerden haberdar oldukları,

4.Tarafımızdan görülmemekle beraber görgü tanığının ve köylülerin anlatımından sınır ticareti için aynı güzergahın sürekli kullanıldığı ve güvenlik kuvvetleri dahil herkesçe bilindiği,kullanılan yolun patika yol olmadığı, yolun üstünde maden ocaklarının bulunduğu,

5-Resmi açıklamaları aksine olay yerinin Sinat- Haftanin olarak adlandırılan bölgeye uzak olduğu,saldırıya uğrayan bir grubun Türkiye tarafında olduğu bir grubun da Irak-Türkiye sınırının üstünde olduğu,

6.Olaydan sonra hiçbir resmi kurumun cenazeleri almak için girişimde bulunmadıkları ve askerlerin olay bölgesinden tamamen çekildikleri, cenazelerin köylüler tarafından alınarak kendi imkanları ile Gülyazı köyüne getirildikleri,

7.Hastane koşullarının otopsi işlemine elverişli olmadığı, cenazelerin gelişigüzel odalara bırakıldığı, cenazelerin akrabaları tarafından battaniyelere sarıldıkları, hastane personelinin yetersiz sayıda olduğu hatta gördüğümüz kadarıyla neredeyse yok denecek sayıda olduğu ve cenazelerin aileler tarafından otopsiye ve ambulanslara taşındığı,

8.Cenazelerden otopsi sonucunda elde edilecek delillerin mevcut koşullar nedeniyle usulüne uygun şekilde alınamayacağı, bu nedenle delillerin karartılma ihtimalinin yüksek olduğu,

9.Hastanede heyetimiz tarafından görülen cesetlerin yanmış, iç organlarının dışarıda olduğu, çoğunun kafatasının parçalandığı, vücut bütünlüklerinin parçalanmak suretiyle bozulduğu,

10.Olayda tahrip gücü çok yüksek, yakıcı nitelikte mühimmatın kullanıldığı,

Heyetimiz daha geniş bir rapor ve ayrıntılı bir heyet çalışmasını gerektirecek bu olaya ilişkin olarak yapılanın bir yargısız infaz olduğu, öldürülenlerin sayısı itibariyle toplu bir katliam niteliği taşıdığı sonucuna varmıştır. Bu amaçla ulusal ve uluslar arası sivil toplum örgütlerinin incelemede bulunmak üzere duyarlılık göstermelerini, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesinin derhal heyet göndermesinin gerektiği,

Türk Medyasının “resmi kurumların yaptığı açıklamalar dışında”  katliama basın etiği çerçevesinde yaklaşması ve kamuoyuna gerçekleri aktarması hususunda duyarlı olması gerektiği Sonucuna varılmıştır. 
29.12.2011 saat:19:30


İHD Genel Merkezi​

MAZLUMDER Genel Merkezi​


İHD Hakkari Şubesi​

MAZLUMDER Hakkari Şubesi​

İHD Diyarbakır Şubesi

MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi



Twitter: @cgkdmr



.

9 yorum:

Emrah dedi ki...

Öncelikle ne olursa olsun üzücü bir durum. Ancak o bölgede bilinen bir gerçek varki terör saldırılarıyla suçsuz, günahsız askerlerimiz vatandaşlarımız günbegün şehit olmakta arkalarında perişan aileler bırakmakta. Üstelik aynı dili konuştuğumuz, aynı ülkede yaşayıp aynı kültürleri yöresel farklılıklarla yaşadığımız vatandaşlarımız bunu dış güçlerin de etkisiyle yapmakta. Sağduyulu olmak gerekir böyle bir hata güzel değil ancak bu tehdit ortamının oluşmasına katkı sağlayan bölge halkı için kaçınılmaz. Biz büyük bir ülkeyiz. Ülkemizin gücüne güvenmeli yaralarımızın sarılması için birlikte hareket etmeliyiz. Provokatif yazılar veya hareketler aradaki nifak tohumlarını coğaltmaktan başka bir işe yaramaz. Herkesi sağduyuya davet ediyorum. Herkes ülkesine Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıksın.

Ender Yavuz dedi ki...

12-18 yaşlarında çocuklardan bahsediliyor.Öncelikle Allah rahmet eylesin.Hakikaten üzücü,sinirleri yıpratan bir durum.Ancak orada karakolun o insanların geçişini bilmesiyle veya göz yumuyor olması ile insansız hava araçlarının yönlendirildi yer arasında bir bağ yok.Orada organize bir durum ,operasyon durumu var.Oradaki halkında bunu bilmesi gerekirdi.Kanımca o çocuklar birileri siyaseten nemalansın diye yönlendirilmişler.Terörist değil ama kaçakçı olması olayı mazur göstermez.Yine benzer şekilde bir sınır geçişine göz yumulduğu için 24 askerin şehit olduğunu hatırlatırım.İran'ın sınırı da olsa,Amerka'nın sınırı da olsa farketmez.Kolluk güçleri görevlerini yapmışlardır.Tekrar wdiyorum vahim bir olay.Ancak hırsızın hiç mi kabahati yok diye sormak lazım...

Adsız dedi ki...

Askerlerin bilgisi vardı,o kişileri zaten tanıyorlardı gibi bir açıklamanın ne kadar saçma olduğunu tartışmayı gereksiz görüyorum.Alınlarında yazmıyor kimsenin ne olduğu...Asker nerden bilsin.Peki o sınırdakiler PKK lı olsaydı ki hala PKK lı olduğunu düşünüyorum gelip onlar askerlere saldırsaydı ne olacaktı.Ölen askerlerin hiç mi kıymeti yok?Bile bile o saatte sınırda olmanın anlamı yok.Hırsızın hiç mi suçu yok sorusunu bende soruyorum.Değerlerimiz o kadar değişti ki...Askerler onar yirmişer şehit olurlarken kimse bu kadar celallenmiyor!

baris dedi ki...

Allah sizin gibi kana susamiz insan suratli yarasalarin belasini versin... adsizin yaptigi yoruma ulan oruspu cocugu itin oglu 12 ile 18 yaslarinda ogrenciydiler. Ne kadar korlesmissiniz ne kadar canilesmissiniz ne kadar insanliktan cikmissiniz da haberiniz yok...

Adsız dedi ki...

Öncelikle nihai soruşturma sonucunu beklemek lazım. Yıllardır o bölgede görev yapan askerin, bilerek ve isteyerek masum vatandaşının üzerine bomba yağdırabileceğine ihtimal vermiyorum. Askerimiz mehmehtçiktir... Katil değil... Bu olayın asıl sorumlusu, yıllardır o bölgeden silah ve bomba geçiren PKK belasıdır. Masum insanlara doğrudan yada dolaylı şekilde zarar vermeye devam ediyorlar... Tabiki giden canların hesabı yetkilisinden sorulmalı, ancak o bölgeden geçenlerin ne sebeple terörist zannedildikleri de unutulmamalı!

Adsız dedi ki...

dağda gezmeyecsin gezersn sonuçlarına katlanırsın..bu gelenler terörist olsaydı da bir karakolu basıp 8-10 şehit verseydik o zaman nasıl olacaktı....ayrıca mazlum-der sanada hiç yakışmadı....

Adsız dedi ki...

Asker sehit olunca butun ulke ayaga kalkiyor zaten. 36 kurt insan bir anda katledilmis ve sizler bunun konusulmasini bile istemiyorsunuz. bu kadar toplu halde insan olduruyor devlet, haber bile olmuyor, yllardir o bolgede insanlar tek tek olduruluyor nerden bileceksiniz 36 can icin bile yorum yapmazken medya. bu insanlara olumu hep reva gordunuz sonrada arada ne konusuyor bunlar dediniz. siz orduyu devleti koruyacagim derken kiliktan kiliga giriyorsunuz. vicdandan hic bahsetmiycem o kalmamis zaten.sozum Emrah'a; Bastan TC halkina sahip ciksin. sonra halkta sahip cikar.

mustafa karapınar dedi ki...

af yarabbi af...şu yorumları bu sayfalarda da mı okuyacaktım, gözlerim görmez olaydı...ey mazlumderin insafsız yorumcuları,ey ebu cehiller,ebu lehebler, ahım arşı tutsun, vicdanım ateş olup ocağınızı sarsın,ölmeyin, yaralanmayın, kanınız akmasın, kuruyun, çürüyün, etleriniz kokuşsun, kokusu arşı tutsun, pisliğinizi kevser temizlemesin...uludere gazzemizdir...isyanımız yahudileşenleredir..

Adsız dedi ki...

"o zaman dagda gezmeyeceksin,gezersen sonu bu olur" diye hönküren hem adsiz hem akilsiz cahil,hem cografya bilgisi hem vicdan yoksunu hadsiz, sen de semtinden
1km. otene gitme/ gideme insallah.kafana bombalar yagsin.
siz bir de kendinizi iyi bir bok saniyorsynuz ya en cok o koyuyo insana.
bu insanlarin orada ihtiyaclarini alacaklari kac yer var acaba da mecburen bu karda kista dag-tas gecip malzeme aliyorlar.ne verdin ki onlara bugune kadar?
peki simdi misilleme yapmak isterlerse ne olacak?kicini kaldirip gogusleyebilecek misin bu savasi olmayan yureginle?yoksa gene mehmetcik ah vah diye aglanacak misin? aglasirken boyle bir savasa biraz da sen ve senin gibilerin ruhsuzlugunun, soysuzlugunun sebep oldugunu anlayabilecek misin acaba?
sanmam..karanliklarin icindesin oyle de kalacaksin.